Akıp giden zaman, önümüze yeni süreçleri getiriyor. Hayata dair boğazımızda düğümlenen ne varsa artık onları söyleme zamanı.
Amacımız ses verdiğimiz yüreklerde güzel izler bırakmaktır.
“Zamanın sahibi” bu uğraşta bizi utandırmasın…
ŞİMDİ SÖZÜ YÜKSELTME ZAMANI
İnsan, egosunu merkeze aldığı ve bunun etrafında dünyalar inşa etmeye başladığında kendi kirli duvarlarını çevreye karşı yükselterek yeni bir alan oluşturmaya başlar; bu durum, insanın dokunduğu her şeyin kirlenmesini de beraberinde getirir.
Dünya denen eni sonu belli bu mekanda, bu düşünce üzerine hareket edenler, cemiyet hayatına ait yapılanmaları ve inşa katkısında bulunanları “kullanıma elverişli” ve “sağmal” hale getirme isteğiyle, toplum aktörlerinin kendine tabi olması ve kendi istekleri doğrultusunda hareket etmesini arzular. Aslında pek bir hükmü olmayan maddi ve çevresel güçlerinin her türlü değerden üstün olduğunu ya da insani olan tüm değerleri dönüştürme gücüne sahip olduğunu düşünürler. Bütün dini, vicdani, insani ve ahlaki değerlerin bu “kafa”nın kendi amaçları için Makyavelist bir payandaya dönüştürüldüğünü görürsünüz.
Bu “kafa”nın kendine yeni bir dünya inşası içinde, kendilerine de belirsiz ve etkisiz roller verilmesini bekleyen toplumun dolgu maddeleri, insani vakardan ve omurgalı dik duruştan sıyrılarak biran önce sahnede yerlerini alırlar.
Toplumda yaşanan bu “kişiliksizleşme”, son çağın büyük hastalığıdır. Bizim toplumumuz, bu zemin kaybı karşısında yaşanan hızlı ve iştahlı içselleştirme açısından tam bir laboratuar. Sıradan “dünya nimetleri” için katledilen değerlerin yanında tavır belirlemek ve dik durmak bizim genetik yapımızda olan bir durum. Bu durumun bilincinde olan “kafa”, o nedenle, insanların umutlarına ve beklentilerine yönelik vaatlerde bulunarak davranışları sterilize etmeye başlar. Çevresinde olup bitenlere, -ister toplumsal, ister bireysel olsun- duyarsız bir topluluk oluşması, birer menfaat düşkünü bireyler oluşmasıdır amaçlanan. Öfkesi ve adalet duygusundan yalıtılmış insan, değerlerini yüzeyselleştirmiş bireylere dönüşür. Bu durum, “kafa”nın rahat hareket etmesini ve hesap verebilirlik duygusundan uzaklaşmasını beraberinde getirir.
Şimdi sözü yükseltme zamanı. “Kafa”nın, etrafına ve etrafımıza ördüğü duvarlara karşı “sözün” kalesini inşa etme zamanı. İnsan kalmak, dahası insanlık onurunu korumak, çıkar hesapları karşısında dik durmak, nokta kadar menfaat için virgül olmamak zamanı. Sözle gelen hak, özgürlüğün ve erdemli toplumun kapısını açacak mihenk taşıdır.
YorumlarToplam 1 yorum mevcut
hacı civelek 3 ay önce yorumlandı
ahmet necdet sezerin basın açıklaması gbi olmuş